www.ertugrullar.com

 
 

 

 

BASINDA BİZ

 

» Tamirhaneden makine devi çıkardı

Haberin Websayfası İçin Tıklayın »»

 

31 Mart 2008, Nazlı Topçuoğlu / REFERANS GAZETESİ


2001 krizinde 'yapılmayanı yapmak lazım' diyerek Ar-Ge çalışmalarına yönelen Ertuğrullar, geliştirdiği inovatif ürünle bir ilke imza atarak dünya devlerine kafa tuttu. Firma 3 yılda cirosunu iki kat artırdı.

 

ERTUĞRULLAR'IN MARKA ÖYKÜSÜ...

"Sahadan gözünü ayırma, doğan ihtiyaçlara anında cevap ver." Geliştirdiği yenilikçi ürünlerle dünya devlerine kafa tutan Ertuğrullar Tarım Makineleri'ni sektörünün en hızlısı yapan bu anlayışı oldu. 2001 krizinde "yapılmayanı yapmak lazım" diyerek inovatif ürün geliştirme sürecine giren şirket yenilikçi ürünüyle bir ilke imza attı. Dede mesleğiyle modern teknolojiyi birleştirerek dünyada bir benzeri olmayan saman kıyıcılı biçer döver makinesini geliştiren Ertuğrullar, 3 yılda cirosunu ikiye katladı. Bu başarının ardından, Ar-Ge çalışmalarına devam eden şirket, geçen yıl 2 grup makinede 8 farklı modeli daha piyasaya sundu.

 

2009 yılını şirket için "ikinci dönüm noktası" ilan eden firma, piyasaya süreceği pamuk toplama makinesi ile saman balya sistemli biçerdöverlerle yeni bir atılıma hazırlanıyor. Bu doğrultuda 2008 hedefini de "2008'in en hızlı balığı olmak" şeklinde koyan Ertuğrullar Tarım Makineleri'nin İcradan Sorumlu Başkanı Osman Ertuğrul, "Biz Hızlı Balık iddiamızdan asla vazgeçmeyeceğiz" diyor.

 

Tamirhaneden fabrikaya

Referans Gazetesi'nin bu yıl ikincisini düzenlediği Hızlı Balık Yarışması'nda makine kategorisinde Hızlı Balık seçilen Ertuğrullar'ın hikayesi 1949'da 200 metrekarelik bir atölyede başlar. TCDD işçilik yapan Osman Ertuğrul, ek gelir sağlamak için Burdur'da en sık ihtiyaç duyulan tarım makinesi tamiratına girişir. Osman Bey'in bir örs ve çekiçle açtığı küçük atölyede en büyükleri 15 yaşında olan 3 oğlu da işin ucundan tutar. Zamanla Osman Bey, demiryollarındaki işinden ayrılarak tamirat ve kaynak işlerine ağırlık vermeye karar verir.

 

 Bir yandan da ufak da olsa arada pulluk ve römork imalatına başlar. Bu sıralarda yanında tornacılık yapan büyük oğlu Süleyman Ertuğrul da yavaş yavaş işin içine girer. Ertuğrullar'ın en büyük avantajı tamirattan geldikleri için sahadaki eksiklikleri birebir gözlemlemeleridir. Bugün hala 65 yaşına rağmen Ar-Ge konusunda Ertuğrullar'a yön çizen Süleyman Bey deneyimin yarattığı farkı gözler önüne seriyor. 

 

1969'a gelindiğinde ise Ertuğrullar bu avantajlarını üretime dökerek traktörlerin arkasına takılan harman makinelerini üretmeye başlar. Doğan talep küçük tamirat atölyesi yerine 23 bin metrekarelik bir fabrikanın temellerini atar. 1974'te taşınılan fabrika, tarım makinesi, harman ve hasat üzerine kullanılan makinelerin Türkiye'deki ilk imalat hanesi olur. Yılda 700-800 civarında harman makinesi, bin 500 civarında ekin biçme makinesi imal eden Ertuğrullar, dünya devlerinin egemen olduğu pazarda yüzde 13 pay alır. Yıllar boyunca pazardaki Türk üretici olan şirket payını yüzde 20'lere kadar çıkarır.

 

İhracat kapısı açıldı

Üretimdeki yükselişe 1984 yılında ihracat hamleleri de eklenir. Mısır, Sudan, Fas gibi Kuzey Afrika ülkelerine tarım makineleri ihracatına başlayan Ertuğrullar, hakimiyetini iyice artırır ve 2 yıl içinde sadece ihracata yönelik bir pazarlama şirketi kurar.

 

İhracattaki bu açılım şirkete aynı zamanda pazara yeni yeni girmeye başlayan rakipleriyle mücadele şansı sağlar. Zaten bir süre sonra ekin biçme makinesi üretiminde rekabet çoğalınca Ertuğrullar'ın da ekin biçme makinesi için üretim rakamları düşüşe geçer. Ancak Ertuğrullar bu noktada önceden aldığı önlemlerin meyvesini toplayarak ihracatta nefes almaya başlar. İstanbul ve Ankara'da dış ticaretle ilgili ofisleri de açıldıktan sonra  şirket sektöründeki bir diğer eksiği tespit eder ve hemen harekete geçer. Biçerdöverlerin kesici bıçak üretimini yapmak üzere 1986'da açılan Erçelik AŞ, Ertuğrullar'ın da tek seferde gerçekleştirdiği en büyük ihracata imza atar ve 1994 yılında Azerbaycan'a 5 milyon dolarlık mal sevk eder. Ertuğrullar'ın hem ihracatta hem de iç pazarda yerini iyice sağlamlaştırdığı bu yıllarda beklenmedik bir gelişme olur. Yönetimi babalarından devralan Ertuğrul kardeşler arasında ayrılık rüzgarları esmeye başlar. Sonunda 1995'te ortanca kardeş şirketle yollarını ayırır. Şirket bu değişiklik karşısında sallansa da üretim yönetimdeki sorunlardan uzak tutulur. Hatta o yıl hemen üretim portföyüne yeni ürünler eklenir. 

 

Krizi inovasyonla karşıladı

Bu sürede üçüncü kuşak da yönetimi devralmak üzere şirketteki yerini almıştır. 1997'de şirketin kurucusu olan dedesiyle aynı ismi taşıyan Osman Ertuğrul, genç bir işletmeci olarak işe başlar. İktisatçı abisi Mahmut Ertuğrul ile aynı zamanda işe başlayan Osman Ertuğrul, müşteri ilişkileri yönetmeni koltuğuna oturur. Ortaklığın bozulmasından sonra şirket toparlanma aşamasındayken 2001 krizi baş gösterir. O günlerde pazarlama müdürlüğü yapan torun Osman Ertuğrul'un ifadesiyle, "Sektörde yaprak kıpırdamamaktadır". Bir çok  imalatçı kapılarına kilit vururken Ertuğrullar, krize karşı koyar. Ertuğrul'un "Yapılmayanı yapmak lazımdı. Pazarda yeni teknolojili biçer döverlere ihtiyaç olduğunu hissediyorduk. Biz de hemen Ar-Ge çalışmasına yöneldik" diye anlattığı bu süreç zorlu olsa da şirketin yükselişinin habercisi olur. 2002'de krizin etkileri hala devam ederken Ertuğrullar herşeye rağmen talep görecek icatlarını geliştirmeye başlarlar. Bu yeni ürünün en büyük özelliği biçerdöverdeki küçük ama can alıcı bir değişikliktir. Türk Patent Enstitüsü'nden faydalı model belgesi ile tescil edilen ve TÜBİTAK tarafından Ar-ge desteği verilen "saman kıyıcılı biçerdöver makinesi", ekinleri biçtikten sonra tarlada kalan sapları da işlemektedir. Çiftçilere hem emekten, hem zamandan hem de paradan tasarruf sağlayan biçer döverler pazarda hızla yer edinmeye başlar. Ertuğrul'un ifadesiyle 2003 yılında "Tam müşterinin ihtiyaçlarına cevap verecek seviyeye gelince piyasaya sürülen"  11 makine yok satar. Klasik aletlerle 3 veya 4 günde kaldırılan hasatı bir güne indiren makine krizin ağırlığından kurtulmak isteyen çiftçinin ilgi odağı olur.

 

Çiftçiyle yakın temas kurdu

Yeni kuşak yönetim bilinci ve önceki kuşağın deneyimi kendini üretim artışında gösterir. 2004 yılında 40 makine üretip satan şirket ertesi yıl 60 adede ulaşır. Her yıl üretimi ve satışı yüzde 70 artırmaya devam eden Ertuğrullar, 2006'da üretimini 80 adede, 2007'de ise 105'e yükseltir. Ertuğrullar'ın bu dönemdeki en kritik kararı da bir zamanlar atakta oldukları ihracat yerine iç pazara dönüşleri olur. Klasik biçerdöver üreten yabancı şirketlerle yurtdışında rekabet etmek yerine, Ertuğrullar, tarım ülkesi Türkiye'yi seçer. Bugün Ertuğrullar Tarım Makineleri İcradan Sorumlu Başkanı olan Osman Ertuğrul, kararlarının gerekçesini de satış sonrası hizmet faktörüne bağlıyor. Ertuğrullar, Türki Cumhuriyetlerde bayi ağı oluşturarak Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan'dan gelen talepleri ise 2009'da ihracata dönüştürmeyi hedefliyor.

 

Osman Ertuğrul, 2009'un şirket için ikinci bir dönüm noktası olacağına belirtiyor. Yeni ürünlerin yanı sıra şirketin uzun zamandır ağırlığını çektiği ihracatta yeni bir atak geliyor. 2003'te piyasaya sürülen "Saman kıyıcılı biçer döverler" şimdiden Ertuğrullar'ın geleceğini de garanti altına almış durumda. 2007'de saman kıyıcılı ve sarsaklı biçerdöverlerde 8 farklı modeli piyasaya süren Ertuğrullar, biçerdöverlerde samanı balyalayacak sistemi de geliştirmeyi başardı. Yeni biçerdöverler ürün hasat edildikten sonra makine arkasına eklenen ekipman sayesinde ekinin sapını balya haline getirecek. Henüz deneme safhasında olan makinelerin prototipleri bu yıl üretilmeye başlanacak.  2009'da piyasaya sürülecek makinenin yıllık 250 adet satışa ulaşması bekleniyor.

 

Ek maliyeti azaltan ürün yolda
Ertuğrullar çiftçiyi ek maliyetlerden kurtaracak yeni bir ürünü de hazırlıyor. Yeni nesil pamuk toplama makinesi üzerinde çalışmaya devam eden Ertuğrullar, ürünü 2008 sonunda denemeye, 2009'da da satışa sunacak. Ertuğrullar'ın 2009 için büyüme hedefleri yüzde 200.

 

Üretimdeki artış karşısında Ertuğrullar, kapasitelerini de artırmak için harekete geçti. Ocak ayında Isparta Süleyman Demirel Sanayi Bölgesi'nden 100 bin metrekarelik yer alan firma, yeni fabrikanın temelini 2008 sonunda atacak. 2010 yılında tamamlanması beklenen fabrika şu an yıllık 115 adet olan biçerdöver üretimini tek vardiyada 500'e çıkaracak. İhracatta ve iç pazarda yapılacak atılımlar, 2010'da yeni fabrikaya taşınılmasıyla tamamlanacak.

 

Asıl hedef, 2008'in hızlısı olmak
Ertuğrullar Tarım Makineleri'nde asıl hedef ise Osman Ertuğrul'un ifadesiyle "2008'in en hızlı balığı olmak". Bu yılki Hızlı Balık ödülüyle beraber motivasyonlarının artacağını söyleyen Ertuğrul, "Biz Hızlı Balık iddiamızdan vazgeçmeyeceğiz. Seneye büyük ödülü alabilmek için daha çok çalışacağız" diyor. Ertuğrul'a bu güveni veren ise kuşaklar boyu aktarılan deneyim ve teknolojinin gücü. Ne de olsa başarının formülünü biliyorlar: "Sahadan gözünü ayırma. Doğan ihtiyaçlara anında cevap ver." Bu ilkesini hayata geçiren Ertuğrullar, dünya devlerine kafa tutarak izledikleri yolun doğruluğunu kanıtlıyor.

 

ERTUĞRULLAR NASIL HIZLI BALIK OLDU

* 1974'de tarım makinesi, harman ve hasat üzerine kullanılan makineleri üreterek pazardaki ilke yerli imalatçı oldu.

* 1984'te iç pazarda rekabet artınca ihracata yöneldi. 1994'te Azerbaycan'a tek seferde 5 milyon dolarlık mal sevk etti.

* Kriz döneminde yatırıma ara vermek yerine Ar-Ge'ye yöneldi. Mesleki deneyimi teknolojiyle birleştirerek biçer döver makinesine sap kıyma özelliği ekledi.

* 2002'de ihracatı durdurarak iç pazarda hızla kara geçmek zorunda olan çiftçinin umudu oldu. 4 günlük işi 1 güne indiren makineyle 3 yılda cirosunu ikiye katladı.

* Ar-Ge çalışmalarında hız kesmedi. 2007 yılında 2 grup makinede 8 farklı modeli daha piyasaya sundu.

 

31 Mart 2008, Nazlı Topçuoğlu / REFERANS GAZETESİ


<< Haberler & Duyurular sayfasına geri dön